Sır


    Mustafa Kutlu'nun bu kitabı kısa hikayelerden oluşmakta ilki Sır;

    Bir tekke dervişinin ölümü ile el alıp hizmete başlaması ki bu tekkenin ziyaret edenleri çok sayıda sanırım popüler siyaset adamları dahi var. Fakat tekke bu yeni dervişi şehre hizmete gönderiyor. Öncesinde köyde idi. Şehirde tekkedeki israfla kendindeki değişiklikleri görünce ruhuna bir hüzün giriyor. Köyde gariban bir çiftçi iken hizmetkar iken aynadaki yansımasında kendini görüyor, parmakları parmakları bile kalınlaşmış kendinden utanıyor bırakıp gidiyor tekkesini.

    Şimdilerde lüks içinde hizmet eden cemaatleri düşünmemek elde değil. Hasırda uyuyan Peygamberimiz (s.a.v) bu islamı tanıttı insanlara oysa şimdilerde namazın sünnetini kılalım derken, sanki Efendimizin yaşama felsefesini, asıl sünnetini kaçırıyoruz sanki... Üzüntü verici hali müsliman halkımızın.

    -Tarihin Çöp Sepeti; Gazete yazarımızın günümüz olağan torpilli haberleri halktan uzak belirli kişilere hizmet eden haber demetleri üzüntü verici. Halkın ter kokan emeği heba...

    -Aramakla Bulunmaz; Şahane bir çetrefilli faydasız hayattan, verimli insani değerleri fazla bir hayata geçişin öyküsü. Bazen diplerde olmak iyi sanki. Üst sevideki durumların kıymeti açısından, huzur açısından...

    Bizleri topraktan gelen insanları anlatan bir eser hikayeleri ile içimizi ısıttı. Bir sonraki kitapları için sabırsızlıkla bekliyorum uzun romanları daha doyurucu olur kendi açımdan.


Alıntılar;


📌Sayfa⁷

Baktım su azaldı... Şeytandandır insanın kanında gezer derler ya, öfke kabarmaya başladı bende.

📌Sayfa¹⁷

Yahu siz bu kadar parayı helalinden nasıl ve ne yoldan kazandınız da bu tekke binasının duvar döşemesine sıvadınız. 

Görmemişlik zor zanaat.

📌Sayfa¹⁹

"Bu sarayı halkın parası ile yaptırıyorsan bil ki bu bir zulümdür... Yok kendi paran ile yaptırıyorsan bil ki bu da bir israftır..." dedi.

📌Sayfa¹⁹

Köyde eskinin insanlarına eski usul üzre hizmet etmek kolay zor olan fitnenin fink attığı bu şehir yerlerinin yeni insanlarına mürşid olabilmektir. Bakalım el mi yaman, bey mi yaman."

📌Sayfa²⁰

"Öyle bir zaman gelecek ki, insanlar kazançlannın helal mi, haram mu olduğuna bakmayacaklar artık" şeklinde bir hadis-i şerif vardır. Bu zaman gelmiş midir?

📌Sayfa³⁰

Önüne dört tane kaz katsan otaramayacak olanlar daire başkanlığına, müsteşarlığa, şirket müdürlüğüne yükseldiler. Bu memleket ne olacak?

📌Sayfa⁵²

Çelebi'nin serveti, nakit para ve ticari eşyadan değil, esas itibarı ile kıymetli ev eşyası (çiniler gümüş eşya), kitaplar...

📌Sayfa⁵⁶

Her bir yol dediysem, yanlış anlama. Şunun-bunun namusuna dalaşmazdım. Sonra esrar, hapmap, yani yok böyle şeyler. Bizim kötülüğümüz kendimize. Aslı da cahillik.Cahilin okumamışı.

📌Sayfa⁶⁷

Yahu şurası muhakkak. Cenab-ı Hak parayı dilediğine veriyor...


Yorumlar